22 Nisan Pazar…
Pazar günlerini hiç
sevmezdim ben, ama bu Pazar başka bir Pazar sanki… Yüreğim kıpır kıpır, sevgi
dolu, sen dolu.
O minicik kalbin atsın
diye çalışıyor her bir hücrem sanki. Sabahları kalkınca gülümsemeyle uyanıp
elimi karnıma koymak ve seni düşünmek kadar huzur veren başka bir şey daha var
mı bilmiyorum…
Bugün yürüyüşe çıktık
baban ve dayınla. Çiçek topladılar bana (ya
da sana J). Pabucum dama mı atılacak yoksa ne? J
Sonra hep hayal ettiğimiz
bir şey yaptık senin için. Bir ağaç fidanı aldık. Senin kadar küçük, senin gibi
büyümeye hazır, senin gibi yavru bir fidan… Küçük ama dimdik hayata tutunmuş
bir elma fidanı.
Ve bahçemizin en güzel
yerine diktik bu fidanımızı senin adına.
Beraber büyüyün, hep dimdik olun, meyve verin, mis gibi kokun...
Mevsimler yormasın sizi… Yapraklarınızı dökün zaman zaman ama hep yeşermeye yüz tutun diğer taraftan… Her şeye inat göğe uzansın dallarınız, kök salın derinlere…
Beraber büyüyün, hep dimdik olun, meyve verin, mis gibi kokun...
Mevsimler yormasın sizi… Yapraklarınızı dökün zaman zaman ama hep yeşermeye yüz tutun diğer taraftan… Her şeye inat göğe uzansın dallarınız, kök salın derinlere…
Sevgiyle can suyunu
verdik sonra, canımızdan sana can verir gibi…
Gözlerimiz dolarak baktık
fidanımıza ve ileride senin elinden tutup “bak yavrum bu ağaç senin, senin varlığını
öğrendiğimizde diktik” dediğimiz günü hayal ettik.
Canım bebeğim, sıkıca
tutun bana tamam mı? Zor ama uzun bir yolun başlangıcındayız. Senin hayatının
başlangıcı, bizim ise hayatımızın anlamının başlangıcı bu.
Sen bendesin, ben de
sendeyim hep unutma.
Seni çok seviyoruz
Annen & Baban
türkülerle
ağıtların
birbirine karıştığı bir zamanda
bir çığlık atacaksın dünyaya
toprakta patlayan tohumun
sevincini yaşayacaksın
ve ben seni
yeni açan bir çiçek gibi karşılayacağım
ve de okşayacağım birkaç saçını
yüreğimde dereler çağlarken
gül kokan dudaklarından
ananın ak sütü dökülürken
anlayacaksın
başlamıştır kavgan
ve yılmadan yürüyeceksin yolunu
ine çıka
düşe kalka
yüreğinde sönmeyen
umutla
ağıtların
birbirine karıştığı bir zamanda
bir çığlık atacaksın dünyaya
toprakta patlayan tohumun
sevincini yaşayacaksın
ve ben seni
yeni açan bir çiçek gibi karşılayacağım
ve de okşayacağım birkaç saçını
yüreğimde dereler çağlarken
gül kokan dudaklarından
ananın ak sütü dökülürken
anlayacaksın
başlamıştır kavgan
ve yılmadan yürüyeceksin yolunu
ine çıka
düşe kalka
yüreğinde sönmeyen
umutla
Z.E

